Ankara’dan sesleniş
BİRLİK BERABERLİKTE İSTİŞARENİN ÖNEMİ

Bu günkü köşe yazımda tecrübelerime dayanarak birlik beraberliğin önemini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Sincan Çankırılılar derneğimiz gönüllülük esasına göre 1994 yılında gönüllü Çankırılı hemşerilerimizce kurulmuş günümüze kadar her gelen yönetim kurulu tüzük kurallarına uyarak çeşitli faaliyetlerle ilimiz Çankırı’nın örf adetlerini gelenek göreneklerini etkinliklerle sürdürmüş olup Derneğimiz bir sivil toplum kuruluşudur.
Birçok hemşeri dernekleri de bizim gibi doğdukları yerlerden doydukları yer olan güzel ilçemiz Sincan’a yerleşmiş ve Zengin kültür mozaiği içinde huzurla birlik beraberlik ruhu ile hayatımızı idame ettiriyoruz şükür.

Gerek Dernek yönetim kurulu arkadaşlarımla gerek üyelerimizle ve gerek Sivil toplum kuruluşları ile İstişare etmek benim çok önem verdiğim bir kavramdır.
Daha da önem verdiğim bir kavram olan sivil toplum kuruluşları ve faaliyetleriyle bir arada olunca ister istemez heyecanlanıyorum.
Daha önce yaşadığım hayal kırıklıklarını unutup birlikten kuvvet doğar düşüncesiyle istişarelerde bulunmaya özen gösteriyorum.
Biliyorum ki toplantılar; bilgi almak, bilgi vermek, sorun çözmek, karar almak, eğitmek, koordine etmek, farklı görüşleri öğrenmek veya benzeri birçok amaçla düzenlenir, Birçok türleri vardır, Ancak tümünün ortak özelliği iletişim ortamları olmasıdır.
Yöneticiler bu iletişim ortamlarını iyi yönetebildikleri takdirde başarılı olacaklarını iyi bilirler.
Bu nedenle etkin ve verimli toplantı için bazı temel ilkelere dikkat etmek gereklidir.
İstişare herhangi bir konuda doğruya ulaşmak veya yaklaşmak için ehline sormak, danışmak, görüş alışverişinde bulunmak, fikir almak ve birlikte karar vermektir.
İstişarede asıl hedef hakikatin gerçekleşmesi, netleşip ortaya çıkmasıdır, insan başkalarına muhtaç bir varlıktır, İstişare de muhtaç olma gerçeğinin ortaya konulmasıdır.
Hayatımızdaki önemli meselelerde daha çok ihtiyacımız vardır. İsabetli görüşün, kararların ortaya çıkması için yapılır, umumu ilgilendiren konularda ise istişare daha çok önemlidir.
İnsan, fıtratı gereği daima mutluluğu aramaktadır, Kişinin aradığı mutluluğa kavuşabilmesi ve onu huzurlu bir şekilde yaşayabilmesi için toplum hayatına ihtiyacı vardır.
Toplu yaşamaktan başka alternatifi olmayan insanın huzuru ve mutluluğu da, toplumun huzur ve mutluluğuna bağlıdır.
İnsan, karşılaştığı sıkıntıları, içinde yaşadığı toplumun bireyleri ile
Paylaşma ihtiyacını hisseder.
Çünkü insan karşı karşıya kaldığı bazı problemleri, kişisel
İmkân ve gayretiyle her zaman aşması mümkün olmayabilir.
İdare, bir bahçeye benzer. Bahçe sahibi gece gündüz o bahçenin bakımına, geliştirilmesine ne kadar dikkat ederse ve bu ne derece gerekli ise idarenin devamlı bir şekilde terbiyesine dikkat etmek gerekir.
Bahçe sahibi, bahçede meydana gelen işe yaramaz dikenleri, çalıları ayıklar; bunları bahçenin etrafını çeviren sınıra, duvarlara yerleştirir.
Böylece bahçedeki zararlı ot ve dikenler temizlenerek mahsulün verimli olmalarına sebep olur. Ayrıca dışarıdan bahçeye gireceklere mani olur.
Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir