Ankara’dan sesleniş
BİR ANEKTOD

Hayatımın akışı içinde okuduğum kitaplarda da sık sık gördüğüm yazılarımda zaman zaman işlediğim bazı kelimeleri cümleleri merak etmişimdir.
“Anekdot” kelimesini ilk kez duyanlar, bu kelimenin anlamını ve kökeninin hangi dile ait olduğunu benim gibi merak edenler için Konuyla ilgili detaylar hakkında bilgi sahibi olmak için anekdot nedir ve ne anlama gelir sorularının yanıtını araştırarak eriştiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.
Peki anekdot kelimesinin kökeni ne, anekdot kelimesinin kaç anlamı var? İşte “TDK’ya göre anekdot nedir?” sorusunun yanıtı…
Anekdot kelimesi ne anlama geliyor? Türk Dili, tarih boyunca ilişki kurduğu medeniyetlerin (ülkelerin) dillerinden kelimeleri kendi bünyesine katmış ve bu sayede çok zengin bir dil oluşturmuştur. Hal böyle olunca, Türkçe ’de gündelik hayatta karşımıza çıkan bazı sözcüklerin anlamına bilemeyebiliyor, ilginç bulabiliyoruz.
Son zamanlarda anlamı merak edilen kelimelerden olan anekdot ne demek? TDK’ye göre anekdot sözcüğü ne anlama geliyor? Anekdot kelimesinin kökeni ne anekdot kelimesinin kaç anlamı var, TDK’ye göre anlamı nedir?

Anekdot, Fransızca dilinden Türkçe’mize geçmiştir.
TDK’ye göre anekdot kelimesi ise şu anlama gelmektedir:
Hikâyecilik!.. ANEKDOT KELİMESİ CÜMLE İÇERİSİNDE DOĞRU KULLANIM ÖRNEKLERİDİR.
O, şimdi kulaktan kulağa aktarılan anekdotları, nefis ve veciz esprileri ile anılageliyor.
TDK’nın Anekdot Tanımı: Kısa veya özlü anlatımı olan güldürücü hikâye, fıkra. Örnek: “O, şimdi kulaktan kulağa aktarılan anekdotları, nefis ve veciz esprileri ile anılageliyor.” H. Taner.
Anekdot nerede kullanılır?
Anekdot hem günlük yaşamda hem de televizyon ekranlarında sıklıkla kullanılan bir kelimedir. Öykü ve roman yazarlarının eserlerinde yer verdiği yan karakterler ve onların yaşadıkları da anekdot olarak tanımlanır.
Bu tanımı yaptıktan sonra bir Anekdot ile yazımıza devam edelim
Yıllar önceydi. Bakan Bey’in odasının kapısı çalındı. İçeriden kararlı ve tok bir ses ” girin” diye seslendi.
Oldukça mütevazi döşenmiş odaya iki tane lise talebesi girdi. Tombul yanaklı olan Milli Eğitim Bakanının yanına yanaşarak
” Babacığım merhaba. Elini öpmeye geldik Gazi ile beraber” diyerek arkadaşını gösterdi.
Mezun olmuşlardı iki samimi arkadaş liseden. Gazi ve Can. Bakanın elini öptükten sonra masanın karşısındaki koltuklara oturdular.
Tombul yanaklı çocuk söz aldı, Babacığım biliyorsun okulumuzu her ikimiz de başarı ile bitirdik. Ve bir yıldır para biriktiriyorduk. Eğer senin de iznin olursa Bakanlığın bursundan yararlanıp Amerika’ya okumaya gitmek istiyoruz.” Bakan küçük bir sessizlikten sonra ” Oğlum biraz dışarı çıkar mısın? Bizi arkadaşınla bir iki dakika yanlız bırak” dedi.
Oğlu dışarı çıktıktan sonra uzun boylu çocuğa şöyle dedi. Bak evladım,ben sizler gibi başarılı öğrencilerin yurt dışında öğrenim görmesini her zaman desteklerim. Fakat bir bakan olarak oğlumu Amerika’ya gönderirsem, bunu başkaları farklı değerlendireceklerdir.
Bu yüzden sadece sana burs vereceğim. Gerekli işlemlerin yapılması için talimatı veririm az sonra. Hayırlı olsun deyip dışarı çıkmasını söyledi talebenin.
Heyecan içinde kapının önünde bekleyen bakanın oğluna sarıldı çocuk. ” Can sana bir iyi, bir kötü haberim var. Baban bana burs verdi ama senin gitmeni onaylamıyor.
Tombul yanaklı çocuk elini cebine atıp bir mendil çıkarttı. İçi para dolu olan mendili arkadaşına verip, “al bunları Gazi. Nasıl olsa bana lazım değil bu para artık” dedi, bir yıldır biriktirdiği parayı arkadaşına uzattı.
Oğlunun geleceğini bile ülkesinden sonra düşünen onurlu Milli Egitim Bakanımızı Sayın Hasan Ali Yücel Bey’i saygıyla anıyoruz.
Oğlu Can büyük edebiyatçı Can Yücel’dir.
Onun lise arkadaşı Gazi ise dünyanın en ünlü beyin cerrahlarından Prof.Dr. Gazi Yaşargil’dir
Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir