Ankara’dan sesleniş
AKRABA İLİŞKİLERİ

Dinimiz bütün insanlara, hatta hayvanlara bile iyi davranılmasını emreder.
Tabii bu arada akrabalar arasında iyi ilişkilerin olmasına da büyük önem verir, Nitekim akraba ilişkileri anlamına gelen “Sıla-i Rahim” kavramı ile amca, hala, dayı, teyze ve bunların çocukları, kayın peder, kayın valide, kayın birader, baldız ve bunların çocukları gibi yakınlara karşı insanî, ahlâkî ve sosyal görevleri ifade edilir.
İnsanoğlu olarak yaratılışımız da bin bir türlü hikmet mevcut ise de bizim dünyada yalnız kalmamız açısından yüce yaratan kardeş, abla, abi, amca, teyze vs. gibi bir dizi akraba da nasip etmiştir.

İşte tamda bu noktada görmek istediklerimiz öncelikle bu akrabalarımızdan başkası değildir, Onların varlığı yanımızda durmak o zor zamanımızda imdadımıza yetişir ve tabi bir rahatlama ile ruhumuz ve vücudumuz huzur bulur.
Bu ne kadar değerli bir olaydır, Yine sevinçli ve mutlu günümüzde de yine bunlara ihtiyaç duyarız.
Kim tek başına bir düğün yapabilir? Ya da bir kutlama olur? Bu zamanlarda da onların varlığını yüreğimizde hissederiz.
Peki bu akrabalarım ebetteki bizim için birer artı değer ve hayatımızı kolaylaştırma açısından da temel varlıklarımızdır.
Bir kısım akrabalarımız kan hısımlığı yanı kan yolu ile doğal oluşurken bir kısım akrabalarımız da sıhhi hısımlık olarak evlenme neticesinde oluşur, Kayın peder, kayın valide, kayınço, baldız gibi bunlardan akraba zincirimizin halkaları olarak önemli bir yer tutarlar.
Allah’a sonsuz şükürler olsun ki yuvanı kurarken güzel Allah’ım bizlere maddi ve manevi anlamda hiçbir Zorluk yaşatmadı ve de her şeyin en güzelinin olmasında bizlere yardım etti.
Aslında buradaki en önemli püf nokta ALLAH insanların kalbine göre her şeyi takdim ediyor.
Sılaya hasret kalanlar, gurbet duygusu yaşayanlar sıla-i rahimin kıymetini daha iyi anlarlar ve önemini daha iyi anlatırlar.
Çünkü onlar için sıla ve sılayı vatan yapan hısım-akrabalar ayrılmaz ikili gibidir.
Halk şiirlerimize ve türkülerimize motif, motif nakşedilen memleket ve akraba sevgisine karşı artık çoğumuz ilgisiziz.
Toplum olarak bir hafıza kaybı mı yaşıyoruz diye endişelenmeden edemiyoruz.
Zira önceleri “evin bereketi” olarak görülen büyüklerimizi, şimdilerde baştan savmanın en pratik yolları aranmaktadır.
Ne acıdır ki ana babalarımızı, nine ve dedelerimizi “Daha rahat etsinler” ve “Huzur bulsunlar” bahanesiyle huzurevine bırakılmaktadır.
Evlerimizden bereketin ve huzurun azalmasında, eşler arasında geçimsizliklerin, boşanmaların artmasında sıla-i rahimin yani akraba ziyaretinin yapılmamasının etkisi ne kadar diye düşünmek çoğumuzun aklına bile gelmez.
Oysa Allah ve Resul’ünün akraba ziyaretine verdiği önceliği idrak etsek, yaşadığımız pek çok sıkıntının sebepleri arasında “cezası da sevabı da tez verilen” akraba ziyaretine önem verilmemesi hususundaki eksikliklerimizin bulunabileceğini fark ederiz.
Hısım akrabayı ziyaret etmek, onlarla görüşüp ilgilenmek, yardıma ihtiyaç duyduklarında maddi-manevi destek sağlamak şeklinde izah edilen sıla-i rahim, Kur’an’da bize emredilen görevlerin başlarında yer almaktadır.
Akrabalığın hakkını vermek, akraba gibi davranmak bu duyguları yaşamak ve yaşatmak gerekir.
Hele hele de kardeş ve yeğen bacı kardeş gibi akrabalığın son noktası olan durumlarda asla ve asla bencillik yapmamak insanan olmazsa olmazı olmalıdır. Kardeşlerin ana ve babaya birbirlerinin emaneti olduğu asla unutulmamalıdır.
Tüm ölmüşlerimizin ruhu şad olsun mekânları cennet olsun Allah’ım onlardan razı olsun,
Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir